Cerrahi ve Mehmet Fuat Abut

Cerrahi ve Mehmet Fuat AbutBabasının vasiyetine kalırsa onun doktor olmaması ve olsa bile en azından cerrah olmaması gerekiyordu. Ama o çocukluğundan beri doktor olmak istiyordu.

Babasını 16 yaşında iken kaybetti. Liseyi bitirdikten sonra üniversite giriş formuna tek seçenek olarak tıbbiye yazdı.

Tıbbiyeye girdi. 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi.

Sıra cerrah olmaya geldi.

İhtisasını Almanya’da yaptı.

Mülheim Ruhr şehrinin Marien hastanesinde 6 senelik ihtisas süresini tamamladı.

1500 yataklı hastanenin 160 yataklı cerrahi bölümünde Profesör Küh-ne’nin asistanı olarak başladığı ihtisasın son iki senesinde profesörün yardımcılığına getirildi.

Bütün şeflerin profesör olduğu hastanede bir yabancı ilk defa cerrahi bölümünde şef yardımcılığına getiriliyordu.

6 senelilik cerrahi ihtisası süresince genel cerrahi ihtisasını çık geniş bir yelpazede gerçekleştirdi.

Prof Küne Frankfurt üniversitesinden gelmişti. Dünyaca ünlü Profesör Sauerbuch’un başasistanlığını yapmış bir cerrahtı.

Kühne göğüs cerrahisi, çocuk cerrahisi, üroloji ve travmatoloji konularında ün yapmışbir cerrahtı. Dr. Mehmet Fuat Abut ondan çok şey öğrendi. Öğrendikleri onu sonunda başasistanlığa yani profesörün baş yardımcılığına taşıdı.

60 lı yıllarda Almanya’nın çoğu hastanesinde anestezi bölümü yoktu. Cerrahlar ameliyaların anestezilerini de yapmak zorundaydı. O nedenle Dr. Mehmet Fuat Abut anestezi öğrenimi de yaptı. Cerrahi bölümü için Yoğun Bakım ünitesini kurdu ve bu bölümün başına getirildi.

1970 yılında Türkiye’ye döndü. Ankara üniversitesinde Türkiye için cerrahi diploması alabilmek için imtahana girdi.

Ameliyat, sözlü ve yazılı imtahanları başarı ile geçti.

Aldığı imtihan notu 100 üzerinden 99.5 idi.

Prof. Bumin’in başkanlığındaki jüri verdiği kalça kırıkları ve cerrahi girişim adlı doktora çalışmasını tez olarak kabul etti.

Sonuçta Prof. Dr. Bumin jürinin toplandığı makam odasında doçent olarak üniversiteye kabul edildiğini ve isterse göreve hemen başlayabileceğini söyledi.

Mehmet Fuat Abut bu onur verici teklifi İstanbul’da yaşamak zorunda olduğu için reddetti.

İstanbul Samatya Sosyal Sigortalar Hastanesinde 1973 yılına kadar cerrahi şefi olarak çalıştı.

Varis ameliyatlarında striping kullanımını bir ilk olarak gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk defa, mide kanserinin terminal safhasında mide fistülü yerine yemek borusu protezi takılması tezini ileri sürdü ve yurt dışından protez getirtti.

Aseptik apandektomi ameliyatını Dünya’da üçüncü uygulayan kişi olarak, Samatya hastanesinde uyguladı ve asistanlara öğretti.

Gene o zamanlar Türkiye’de pek yapılmayan meniskotomi ameliyatları gerçekleştirdi.

1973 yılında genel cerrahi ve eklem cerrahisi uygulamalarında bulunmak ve kendini geliştirmek üzere yeniden Almanya’ya yeniden gitti.

Orada Altenhundem’in St. İrmgardis hastanesinde seri eklem ameliyatları yapmaya başladı.

Hastanede yapılan ameliyatlar 35 dakika gibi bir sürede gerçekleşiyordu. Samatya hastanesi başhekimi Mücait Atmanoğlu’nun daveti üzerine yaptığı ameliyatların video bantlarını da göstererek İstanbul hastanesinde doktor arkadaşlarına bir konferans verdi.

Bu gösteri büyük sansasyon yarattı. Çünkü yetmişli senelerde Türkiye’de yapılan tek tük kalça eklemi ameliyatları 8 saatten fazla bir sürede gerçekleşiyordu.

Dr. Abut’un video eşliğinde yaptığı protez ameliyatı ise sadece 35 dakikalık bir süre alıyordu.

Dr. Aşiret Alınç bizzat Almanya’ya gelerek ameliyatları izledi.

Hürriyet gazetesinden Erkan Göksel’de gazetesi için ameliyatlara girdiler.

Op. Dr. Mehmet Fuat Abut 1981 yılında Türkiye’ye döndüğünde niyeti eklem cerrahisi yapmaktı. Ancak o zamanlardaki gerek teknolojinin geriliği ve gerekse strerilizasyon eksikliği nedeni ile bu tür ameliyatları yapmak istemedi.

1973-1981 seneleri arasında Op. Dr. Mehmet Fuat Abut 500’ün üzerinde eklem değiştirdi. Bu ameliyatları olmak için Almanya dışından örneğin Amerika’dan Türkiye’den de gelen hastalar vardı.

Eklem cerrahisi ve genel cerrahi dışında, acil servis hekimliği de yaptı. Madenler de St. İrmgardis hastanesine bağlı idi. Dr. Abut bir göçük nedeni ile madene indi. Göçük içinden başı dışında tamamen toprak altında kalmış bir işçiyi kurtarmak için çok zor şartlar altında çalışmak zorunda. Hastaya göçük altında serum ve kan veriilerek, yaşamda kalması sağlandı.

İşçi, 2 saat sonra çıkarıldıktan az sonra dehliz çöktü.

Toplu meezarda kalmak böylece kıl payı atlatılmıştı.

Kazazedeyi canlı tutmayı başaran Abut ve ekibi, hastaneye ulaştırdıkları hastanın parçalanan karaciğeri diktiler, dalağını çıkardılar.

Böylece yaralının iç kanama ile kaybı önlenmişti. Hastanın iki taraflı kırılan femur ve Tibia kemikleri tespit edildikten ve hasta şoku atlattıktan bir hafta sonra kırık kemiklere plak kondu. Hasta bir ay sonra taburcu edildi.

Bu, Op. Dr. Mehmet Abut’un cerrahlık yaşamında hiç unutamayacağı bir anı olarak kaldı.

1982 yılında Op. Dr. Mehmet Fuat Abut, Esnaf hastanesinde başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği mide rezeksiyonu ile cerrahi yaşamına nokta koydu.

Bu şekilde babasının doktor olursan hiç olmasa cerrah olma vasiyetinin ikinci ayağı gerçekleşmiş oldu.

Yayın Tarihi:1.08.2009     Okunma Sayısı:7219

Ana Sayfa   ·   İstanbul   ·   Sağlık Tv   ·   Abut'un Dünyası   ·   Hakkımızda   ·   Bize Ulaşın   ·   RSS

COPYRIGHT © 2009 Abut Sağlık Hizmetleri. Tüm Hakları Saklıdır.

Belgesel TV  ·  Türkçe  ·  English  ·  Deutsch

· Site Yapım: www.sibermedya.com ·