Neden Belimiz Ağrıyor?

Neden Belimiz Ağrıyor?Omurga ve bel sağlığını genç yaşlarımızdan itibaren korumamız gerekiyor. Yetersiz bilgilenme, sigara alışkanlığı, duruş ve oturuş bozuklukları, hareketsiz yaşam tarzı gibi nedenlerle oluşan bel ağrıları günlük yaşantımızı zorlaştırıyor.

Tüm bel ağrıları içinde yüzde 3 yada 5'i bel fıtığından kaynaklanmakta, yüzde 95'i ise bel fıtığı kaynaklı değildir. Omurgamızda belirli bir düzende bulunan ve omurlar arasında yastıkçık görevi yapan disklerin su tutma yeteneği vardır. Bu özellik sayesinde elastik hale gelen diskler tüm vücudun yükünü emerek omurgaya hareket imkanı sağlar. Çocuklarda disk son derece elastiktir. Bu sebeple çocuklarda bel fıtığı olma olasılığı son derece düşüktür. Omurgayı günlük yaşamda kötü kullanmak, geçirilmiş travmalar, aşırı zorlamalar, genetik ve omurganın yapısal faktörleri, yaşlanma, çeşitli çevresel faktörler diskin su tutma özelliğini kaybettirebilir. Diskler, su tutma özelliğini yitirince elastikiyetini, kalitesini ve fonksiyonunu kaybeder. Üstüne binen yükü taşıyamamaya başlar. Bu da MR’da siyahlaşmış hafif taşan bir görünümle ortaya çıkabilir. Bu durum halk arasında fıtık veya fıtık başlangıcı olarak adlandırılmaktadır. Sonuç olarak disk, üstüne binen yükü iyi kaldıramadığı zaman omurlar arasındaki diğer dokulara yüklenme olur. İki omur arasındaki hareket ve düzen bozulabilir. Faset eklemleri aşırı yüklenir. Omurganın dizilimi, eğrilikleri değişir. İnstabilite dediğimiz “fizyolojik olmayan oynaklık meydana” gelebilir. İleri durumlarda bel kaymaları da ortaya çıkabilir. Bunlar da bel ağrısına sebep olabilir. Salt bozulmuş, MR’da siyahlaşmış gözüken dejenere disk hastalığı yüzde 5 yada 10 arasında cerrahi müdahale gerektirir. Bel fıtığı ise iki omur arasındaki yastıkçık görevi yapan diskin, kendisini sınırlayan ve dışarı çıkmasını engelleyen dokuyu itmesi ve kendisini sınırlayan dokunun olduğu yerden çıkarak bacaklara giden sinirlere baskı yapması demektir. Tüm gerçek bel fıtıklarının da sadece yüzde 15’ine cerrahi tedavi gerekmektedir.
Su kaldırma gücünden dolayı insanın omurgasını hafifletmektedir. Böylece omurganın üzerinde baskı oluşmamaktadır. Bu sayede omurganın çevresindeki tüm destekleyen kasları ahenkli bir şekilde çalıştırarak rahatlamanız mümkün olabilir. Su aynı zamanda insanların gerginliğini de ortadan kaldırır. Ruhsal stres kas gerginliğini artırarak ağrılara neden olmaktadır. Sıcak su ise kas gerginliğini çözer. Masaj, dingin ortamlar, motivasyon sağlayan her şey kas ağrılarını hafifletirken, ruhsal gerginlik, sıcak-soğuk değişimleri, cereyanda kalmak, belimizi aşırı kötü kullanmak kas spazmını artırır. Buna maruz kalanlarda da genel vücut ve bel ağrıları artar. Bu tip hastalara kas gevşetici verilmesi gerekir, ağrı kesicilerden yeterince fayda görmezler, kas gevşetici ve masajdan fayda görürler.
Omurgadaki disklerin damarı yoktur. Diskler komşu kemikteki maddelerin damar yapısından sızmasıyla beslenir. İçilen sigara bu geçiş işlemini bozduğundan dejenere disk hastalığına sebep olur. Bu nedenle bel ağrısı olanların ve sağlıklı insanların diskin kalitesini bozmaması için sigara kullanmamaları önerilmektedir. Üstelik sigaranın cerrahi tedavi sonrası kemik kaynamasını da engellediği bilinmektedir. Dejenere disk hastalığında diskin elastikiyetini kaybetmesi sonucunda, disk üzerine binen yükü iyi taşıyamadığı için ani yük artışlarında kıkırdak ve jölemsi dokunun hapsolduğu yerden dışarı çıkarak gerçek bel fıtıklarına neden olduğu bilinmektedir. Dejenerasyon, yürümeye başladığımız andan itibaren oluşur. Ancak MR bulgularıyla değerlendirildiğinde 30’lu yaşlardan sonra daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Uzun boylularda kas yapısının güçlü olmaması, omurganın mekaniği açısından ağrıya neden olabilir. Bu hastalar sadece boyları uzun olduğundan özellikle boyun, sırt ve bel kaslarına çok önem vermek zorundadırlar. Şişmanlarda ise durum daha farklıdır. Çünkü omurgaya binen her kilo, omurga, disk ve bağ dokusunun zamanından önce yıpranmasına neden olur. Şişman hastalar belli bir düzende zayıflatılırken, kaslarının hacim ve gücünün artırılması lazım. Sadece kilo vermek yetmez, kas yoğunluğunu da artırmak lazım. Şişmanlarda, bozulmaya bağlı şikayet görülürken, osteoporoz riski az olur, kemik üstüne binen yükle doğru orantılı olarak güçlenir.
Disk içi basıncı insan yattığı zaman 25, yürüdüğü zaman 100, oturduğu zaman 225 kat olmaktadır. Bunun için bel ağrıları sıklıkla masa başında çalışanlarda görülmektedir. Basıncın ani artışlarında bel fıtığı daha da çok oluyor. Bunun için insankarın aynı pozisyonda 15 dakikadan fazla kalmaması önerilmektedir. Eğer 15 dakikadan fazla aynı pozisyonda kalırsanız şikayetleriniz de, disk içi basıncınız da artar, omurganın taşıma yeteneğinde bozulmalar olur. Ofis çalışanlarının en sıklıkla yapacağı şey, aynı pozisyonda kalmamaktır. Yürüyecekler, hareket edecekler ve konum değiştirecekler.
Bel Ağrısından Korunmak İçin Neler Yapılmalı?
Ergonomik şartlar değiştirilmeli, omurgaya uygun çalışma şartları yaratılmalı.
Otururken mutlaka sırtınızı yaslamanız gerekiyor.
Bel boşluğuna uygun, çukura girecek küçük yastıklar kullanılmalı.
Otururken sağa sola eğilmemelisiniz, eğilirseniz basınç 300-350 ye çıkmaktadır.
Öne eğilmiş durumda yüz yıkarken sağa sola eğilmek yanlış. Çünkü bu hareket disk içi basıncı arttırmakta ve omurganın balansını bozmaktadır.
Omurgada eğrilmeler olduğu takdirde, kasılmalar ve dolayısıyla boyun, bel ve sırt ağrıları artmaktadır.
Sağlıklı beslenme, dinamik yaşam ve düzenli egzersiz ihmal edilmemeli

Yayın Tarihi:2.08.2009     Okunma Sayısı:1294

COPYRIGHT © 2009 Abut Sağlık Hizmetleri. Tüm Hakları Saklıdır.

Sağlık TV  ·  Türkçe  ·  English  ·  Deutsch

· Site Yapım: www.sibermedya.com ·