Bel Fıtığı Görülme Yaşı Düşüyor.

Bel Fıtığı Görülme Yaşı Düşüyor.Yaygın bir sağlık problemi olan bel ağrısı ve bel fıtığı görülme yaşının 21'e kadar düştüğü bildirildi.

Yapılan açıklamada, bel bölgesinin 5 omurdan oluştuğu ve vücut ağırlığının önemli bir kısmını taşıdığı, omurların arasında ''disk'' adı verilen, içinde su ve kollajen den oluşan yumuşak dokular bulunduğu, diskin görevinin de vücut ağırlığına destek olmak ve travma veya ani hareketlerle bel bölgesine binen aşırı yükü taşımak olduğu ifade edildi. Yaş ilerledikçe disk içindeki su miktarı ve esnekliğinin azaldığına, esnekliği azalıp daha sert bir hale gelen disk dokusunun da artık vücut ağırlığını yeterince taşıyamaz hale geldiği ve bunun sonucunda disk içindeki yapının dışarıya doğru kabardığı ya da çıktığı belirtildi.
Bel Fıtığı bazen ağır yük kaldırma veya ters bir hareket yapma gibi etkenler ile ani ve şiddetli bir ağrı şeklinde karşımıza çıkarken, bazen de uzun süreli giderek artan bir ağrı şeklinde de görülebilir. Bu taşmanın sonucunda bacağa giden sinirlere baskı başlar. Bunun adı bel fıtığıdır. Bu dejenerasyonda etkili faktörler arasında ileri yaş, obezite, sürekli oturarak veya sürekli ayakta çalışma, uzun süre araba kullanımı ve sigara alışkanlığı yer almaktadır. Son yıllarda bazı genetik faktörlerin de önemli olduğunu gösteren çalışmalarda yayınlandı. Disk dejenerasyonu görülme yaşı giderek azalmaktadır, son çalışmalarda 21–30 yaş arası sağlıklı kişilerin üçte birinde disk dejenerasyonu, yani bel fıtığı sorunu olduğu görülmüştür. Bununla beraber, çocukluk döneminde bel fıtığı erişkinlerden çok daha az oranda karşımıza çıkmaktadır. Bu dönemde bel fıtığı görülme oranı, genellikle 11–16 yaş arası olup, 10 yaş altında çok nadirdir. Çocukluk döneminde bel fıtığı görüldüğü zaman genellikle bir ailevi özellik, travma veya doğuştan kemik yapılarında problem olduğu düşünülmektedir. Özellikle adölesan döneminde bel ağrısına yol açan bel fıtığı dışındaki bir diğer problem ise 'Spondilolistezis' dediğimiz bel omurlarında kayma hastalığıdır. Çocuklarda beden eğitimi derslerinde veya spor yaparken artan bel ağrısı şeklinde ortaya çıkar ve sıklıkla gözden kaçabilir.
Obezite de bel fıtığının gelişmesindeki önemli etkenlerden birisi olarak kabul edilmekte ve bel ile omurlar vücudun yükünü taşıdığı için ağırlık artıkça omurlara ve diske binen yükte artmaktadır. Bunun sonucunda hem disk dejenerasyonu hızlanmakta hem de kemik yapısında bozulmalar ile vücudun yükünü taşıyan omurlar arasındaki eklemlerde büyümeler başlamaktadır, bunun sonucunda da hem bel fıtığı hem de kemik büyümelerine bağlı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca obez hastalara yapılacak bel fıtığı ameliyatlarında normal kişilere göre bazı güçlükler de yaşanabilmektedir.
Halbuki küçük bazı ayrıntılara dikkat ederek bel sağlığımızı korumamız mümkündür. İş yerinde sürekli oturarak çalışan veya uzun süre araba kullanmak zorunda olan kişiler gün içinde en azından birkaç kere ayağa kalkıp küçük yürüyüşler yapmalıdırlar. Yerden ağır bir yük kaldırmak gibi bel omurlarımızı zorlayacak hareketler diskte küçük yırtıklara yol açarak bel fıtığına neden olabileceğinden bu tür aktivitelere dikkat etmemiz gerekmektedir. Önemli noktalardan biri de obezite olduğu için bel omurlarına ve disklere binen yükü azaltmak için fazla kilolardan mutlaka kurtulmamız gerekmektedir. Hareketsiz bir yaşam kaslarda zayıflamalara yol açacağından mümkün olduğunca yürüyüş ve egzersiz harekeleri yapmamız gerekmektedir. Bununla beraber, karın ve bel bölgesindeki kaslarımız ne kadar güçlü olursa, kemiklerin taşıyacağı yük de o kadar azalacağı için disk yapısında dejenerasyon görülme riski azalmaktadır. Bel ve karın bölgesi egzersizleri kaslarımızın güçlenmesi yolu ile bel fıtığı gelişmesi riskini azaltacaktır.

Yayın Tarihi:22.06.2009     Okunma Sayısı:3729

COPYRIGHT © 2009 Abut Sağlık Hizmetleri. Tüm Hakları Saklıdır.

Sağlık TV  ·  Türkçe  ·  English  ·  Deutsch

· Site Yapım: www.sibermedya.com ·